Emperyalizmin nihai hedefi sömürgeleştirmektir. Devletlerin ekonomik siyasal, askeri ve kültürel bağımsızlığını ortadan kaldırmaktır.Bu nedenle; emperyalizmin devletlerin bağımsızlığına yönelik her saldırısı gerici, bu saldırıyı püskürten her eylem ve siyaset ilericidir. Taliban dahil; bütün toplumsal örgütlere karşı yaklaşımımızı, emperyalizme karşı almış oldukları tavır belirler.
ABD ile Afganistan dahil bölge ülkeleri arasındaki baş çelişme bütün çelişmelerin önüne geçmiş bulunuyor. Bu olguya Türkiye de dahil. Buna göre dünya halklarının baş düşmanı ABD emperyalizmidir. ABD’nin kovulması sadece Afganistan’ın değil, bütün dünya halklarının yararınadır.
3. SAVAŞIN AYAK SESLERİ
Emperyalizme karşı sömürgelerin ve yarı sömürgelerin milli savaşları kaçınılmazdır.
Amerikan emperyalizmi Afganistan'da, Irak'ta, Libya'da, Suriye'de, Venezuela'da ve dünyanın birçok yerinde yıllardır aralıksız saldırı savaşları yürütüyor. Bu savaşlar haksız ve gerici savaşlardır. Buna karşılık; Suriye başta, ezilen ulusların savunma savaşı ise haklı bir savaştır. Bu nedenle Afganistan’ın zaferini,Suriye’nin savaşını, Venezuala’nın direnişini, KDHC ve Küba’nın emperyalist kuşatmaya meydan okumalarını destekliyoruz.
Amerikan emperyalizmi, karakteri gereği işgal, talan ve sömürü siyasetinden vazgeçemez. Ya kendi halkının ayaklanması ile yıkılacak, ya da tıpkı Hitler gibi Dünya halklarının savaşıyla yıkılacak.
Emperyalizmin karakterini kavrayamayanlar ABD saldırısının Irak’la sınırlı kalacağını sanıyorlardı. Yanıldılar. Çünkü; savaş yapmamak emperyalizmin iradesi dâhilinde değildir. Kapitalist-emperyalist sistemin krizi o denli derin ki, düzlüğe çıkabilmesi için Çin ve Rusya engelini aşması gerekiyor.
Mao Zedung’un dediği gibi “Ya devrimler savaşları önleyecek, ya da savaşlar devrimlere yol açacak.” Gelişmeler savaş etkenlerinin ağır bastığını gösteriyor. ABD, çıkarlarına karşı olanları etnik ve dini boğazlaşmalarla, terör örgütleriyle, o da olmazsa NATO ile vuruyor.
Irak ve Libya’yı parçaladılar. İşgal ettikleri Afganistan’dan kaçtılar. Sırada Suriye ve Türkiye var. 3.Savaş Türkiye’nin merkezinde yer aldığı bölgede yoğunlaşıyor. İnsanlığın dörtte üçünü karşısına almış olan Amerikan emperyalizmi kaçınılmaz sonuna doğru ilerliyor.
SINIFSAL YAKLAŞIM
Amerikan emperyalizmine karşı savaşta taktik çizgimiz ne olacak? Temel gücümüzü işçi ve köy emekçileri oluşturduğuna göre, dışımızdaki toplum kesimlerine karşı tavrımız ne olacak?
Dünya’da ve ülkemizde emperyalist saldırıya karşı tavır alan, en azından tarafsız kalan burjuva kesimlerine karşı farklı siyasetler izleyeceğiz. “Hep mücadele” siyaseti yanlış olur. Ayrım yapmadan, bütün burjuva sınıflarına karşı topyekûn mücadele sürdürmek, kapıları ittifaklara kapatmak yenilgiyle sonuçlanır.
Doğru tutum; burjuva sınıflarına karşı olguları değerlendirmek, mevcut koşullara göre hem mücadele hem de ittifak çizgisi izlemek, onlardan gelecek karşı devrimci saldırılara karşı da hazırlıklı olmaktır.
Ülkelerini işgal edenleri temizleyerek iç pazarlarını kapitalist-emperyalist dünya pazarına kapattıkları için Afgan halkının yanındayız ve mücadelesini destekliyoruz.
SÖZDE AYDINLAR
Emperyalizm çağında milli kurtuluş savaşları kaçınılmazdır. Bu ülkelerde emperyalist saldırıyı kim, hangi sınıf püskürtüyorsa, o halkının kurtarıcısı olacaktır. Nitekim; Afganistan’da bu görevi Taliban yerine getirmiştir. Taliban’ın zaferi, salt Afganistan için değil; aynı zamanda bütün dünya halkları için de önemli bir kazanımdır.
Amerikan emperyalizmine karşı savaşı göremiyenler ve Taliban’a
