11 Şubat 1856tarihinde İngiliz arkeolog ve diplomat Layard başkanlığında, evvelce belirlenen diğer yönetim kurulu üyelerinin de eksiksiz katıldığı, bir toplantı yapılarak, her biri 20’şer Sterlinlik, 25.000 hisseden oluşmak üzere kuruluş sermayesi 500.000 Sterlin, ödenmiş sermayesi ise 200.000 Sterlin olarak öngörülen, İngiliz sermayesi ile merkezi Londra’da The Ottoman Bank (Osmanlı Bankası) adı ile bir ticaret bankası kurulması karar altına alınmış, arkasından da, İngiliz Kıraliçesi Victoria’nın şirket kuruluş fermanı 24 Mayıs 1856 tarihinde, Layard, Bruce, Clark, Cummuins, Glyn, Hankey ve Kingscote adına imzalanarak, Osmanlı bankasının kuruluş işlemleri tamamlanmış oldu.

Osmanlı Devletine “Devlet Bankası” şeklinde görevlendirilen bu yabancı bankanın yeni adı yerli ama yabancı Bankaydı. Osmanlı Bankasının işlevi yabancı sermayenin kararına bağlıydı.

1928 yılında Türkiye'ye davet edilen Hollanda Merkez Bankası İdare Meclisi Üyesi Dr. G. Vissering, hazırladığı raporda hükûmete bağlı olmayan ve bağımsız bir merkez bankasının gerekliliğine dikkat çekerken; 1929 yılında İtalyan Uzman Kont Volpi, Türk parasının istikrarının sağlanması için bir merkez bankası kurulmasının şart olduğunu belirtmiştir. Bu gelişmelerin ardından Hükûmet; merkez bankası kurulmasına ilişkin gerekli yasal çerçevenin hazırlanması için harekete geçmiş, Lozan Üniversitesinden Prof. Leon Morf'un katkılarıyla Merkez Bankası yasa tasarısı hazırlanmıştır. Tasarı; Türkiye Büyük Millet Meclisince 11 Haziran 1930 tarihinde kabul edilerek, 1715 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu adı ile 30 Haziran 1930 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

Konstantinopolis (Grekçe: Κωνσταντινούπολις, romanize: Kōnstantinoúpolis; Latince: Constantinopolis) veya Kostantiniyye (Osmanlıca: قسطنطينيه, Kostantînīyye), Roma İmparatorluğu (330–395), Bizans İmparatorluğu (395–1204 ve 1261–1453), Latin İmparatorluğu (1204–1261) ve Osmanlı İmparatorluğu'na (1453–1922) başkentlik yapmış tarihî bir şehir. Günümüzde şehir, İstanbul diye adlandırılmaktadır.

1922’den itibaren Posta adresine İstanbul yazmayan iletişimler genç TC tarafından kabul edilmemiştir

6 Ekim 1923'te ise Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu İstanbul'a girdi ve işgal resmen sonlandı. İşgal 4 yıl 10 ay 23 gün sürdü. Her yılın 6 Ekim'i böylece İstanbul'un kurtuluş günü olarak belirlendi ve kutlanmaya başlandı. “https://www.haberler.com/haberler-istanbul-un-kurtulusu-ne-zaman-istanbul-6-ekim-14441348-haberi/"

Kenti bize emanet eden Fatih Sultan Mehmet’e ; Kurtuluşu sağlayan ve “İstanbul” adını simgeleyen Mustafa Kemal Atatürk’e selam olsun.

Alaettin Hacımüezzin

İZÇEP(İzmir Çevre Gönüllüleri Platformu)

https://tr-tr.facebook.com/people/Alaettin-Hacımüezzin/634684432