Alaettin Hacimuezzin:DÜNYA DEĞİŞİK İNTERNET AĞLARI İLE KAPLI

“Yeraltında Mantarlar- Yer üstünde Böcekler-Okyanuslarda  Su Akıntıları ,Balık Sürüleri Yolları- Yeraltı Suları-Akarsular-Kuş Sürüleri - Rüzgar Akışları düzeni birer internet ağlarıdır.

 

Ağaçların mantar  interneti . Toprak altında ‘Mantar ağları’  sayesinde ağaçlar bağımsız gibi görünse de birbirine destek veriyor. Hem yaşama destek hem yaşam savaşı veriyor. 

 

Karbon döngüsü, normal koşullarda tüm yaşamın disiplinidir. Ancak endüstriyel devrimden sonra dünyada yaşamın karbon dengesi tehdit altında

 

Okyanus akıntıları iki ana kategoriye ayrılır: Yüzey akıntıları ve derin okyanus akıntıları. Yüzey akıntıları okyanus suyunun yüzde onunun hareketini kontrol ederken derin okyanus akıntıları diğer yüzde 90'ı harekete geçirmektedir. Farklı nedenleri olmasına rağmen yüzey ve derin okyanus akıntıları tüm okyanusu hareket ettiren çapraşık bir dansta birbirini etkiler. Okyanus akıntıları dünya klima aleti gibidir.

 

Ve daha ayrıntılı dünya sular coğrafyasına bakabiliriz: 

 

Dünya okyanuslarını devreden balık sürüleri

 

Dünyayı dolaşan kuş sürüleri

 

Dünya rüzgar enerji potansiyelini de taşıyor. Rüzgar enerji santrallerinin kurulabilmesi için yerleşim yerlerine ve kuş sürülerinin yol güzergahına zarar vermemesi gözlenir.

 

Dünya yaşayan ağ‘lar sayesinde yoluna devam ediyor. Bağımsız bilim insanları FRİTJOF CAPRA , UGO MATTEİ ne diyor ona bakalım:”Çevre bilimciler, ekosistemleri beslenme ilişkileriyle birbirine bağlanmış bitki, hayvan ve mikroorganizma  toplulukları olarak tanımlar. Besin ağları kavramını, daha da genel olarak yaşam ağı kavramını geliştirmişlerdir. Besin ağları organizma ağlarıdır, organizmalar hücre ağlarıdır, hücreler molekül ağlarıdır. Dolayısıyla yaşamı gördüğümüz her yerde AĞ’ları görürüz. Makine ,parçaları itibariyle gereği gibi analiz edilebilirken AĞ’lar bağlantı ve ilişkileri ile betimlenir.”(Hukukun Ekolojisi (KÜY yayını.s:112)

 

Dünya sadece etrafında ve güneş sisteminin etrafında dönmüyor. Yeralt-yerüstü-atmosfer AĞ’larının düzeni ile yoluna devam ettiğini görüyoruz. Bunun  için ;insanoğlunun doğa koruma sınavından  geçmesi lazım.

 

Peki biz ne durumdayız? Doğasına çevresine ağacına sahip çıkmak isteyen insanlarımız haksız mı? Kazdağları’ndan, Muğla’nın İkiz köyünden, Turgutlu’nun Çaldağı’ndan, Karadenizde dereler üzerine kurulan Hidroelektrik santralleri yüzünden telef edilen mevcut bitki örtüsüne kadar yaşamın ağlar düzenini bozuyoruz.

 

İnsanoğlunun milyarlarca yıl sonra bilgisayar sayesinde eriştiği internet hizmetlerine siber saldırılara çare aramaya çalışılıyor az çok da bulunuyor çaresi. Ya dünya internet ağlarına bu kadar  menfaat ve ego istilası bitmez tükenmez hırs mıdır? Bindiğimiz dalları fiilen kesmemizin bedelini her zaman ödüyoruz ; sellerde halleniyoruz. Bağımsız bilim insanları, çevre aktivistleri “ Böyle giderse 2050 yılında taş devrine gireceğiz” diyorlar .2010’lu yıllarda NASA “Önlem alınmazsa Ortadoğu çölleşmeye gidiyor “ raporu yayınladığında kimileri “NASA yalan söylüyor” demişlerdi ;masal mı bunlar?

Bıçak kemiğe dayanmadan : ‘ Eski insanlar gibi doğayı tahrip etmeden yaşam biçimi. ‘ Sıfır atık zorunluluğu   ‘Yenilebilir enerji hakimiyeti  ‘ Her adımda tasarruf.  ‘Empati duygusunu yaygınlaştırmak. ‘ Yeşile-tarım arazilerine dokunma  ‘Su seferberliği

 

SON SÖZ: yatırımlar ve adımlar ; Su akışları , Kuş göç yolları , Dere akışları , yeraltı su yolları , rüzgar akışları  dahil ; Güney Doğu ve Konya çölleşme tehdit’ ine karşı da her adım için  yollarımız ;liyakat esaslı bağımsız bilim ve teknik uzmanların yönetimiyle belirlenmeli.

 

Alaettin Hacımüezzin
İZÇEP(İzmir Çevre Gönüllüleri Platformu)
https://tr-tr.facebook.com/people/Alaettin-Hacımüezzin/634684432