Alaettin Hacimuezzin:GERÇEK YURTSEVERLİK
Küresel kapitalizmin yaygın olduğu dünya düzeninin dışında kalınamaz ama nasıl kendimizi kollayacağız?
Rejim ne olursa olsun ; tüm ülkelerin alış veriş ağlarına; üretenler -alma zorunluluğunda olanlar dünya finans sisteminin yoğun etkisi altındadır. Küresel kapitalizm, atmosfer gibi yaygındır lakin kendini belirli seviyeye getiremezsen sisteme “vahşi” demekle “felaket” demekle teselli olamazsın.
Küresel kapitalizm içinde komünist Çin bile soyutlanmamış yer almış; uluslararası ihracat başarısı ve kendi döviz rezervi üstünlüğünü koruyarak.
Demek ki Sır değil. Diğer gelişmiş ülkelerin durumuna bakmak belleğimize neyi aşılıyor: Denk bütçe, döviz rezervi, tasarruf ve ihracat üstünlüğü. Biz de kendimizi bu küresel yapının dışında tutamayız Ama ? Örnek verelim . AB Gümrük Birliğine girmişiz ;.” https://www.mfa.gov.tr/turkiye-ab-gumruk-birligi.tr.mfa “ AB ülkeleriyle gümrük birliği yapısı sadece AB ile bizi bağlıyor. AB başka ülkelerle gümrük anlaşması yaparsa biz ondan yararlanamıyoruz. “https://www.ikv.org.tr/ikv.asp?id=38" Avrupa Komisyonu’nun üçüncü ülkeler ile yürüttüğü müzakere ve karar alma süreçlerine Türkiye dâhil edilmemektedir. İhracat bağlarımızın seviyesine bakarak AB’yi tek taraflı savunmanın olanaksız olduğu söylenemez
Küresel Kapitalizm bütün ülkelere ulaşmış ve bulaşmış durumda . Küresel kapitalizm dışında dünyaya kapanık bir ülke olmamamız aşikar. Küresel İklim Değişimi nedeniyle AB yeşil üretim açısından ithal ürünlerine denetim kararı aldılar. AB’ye de -mal satışlarımız dolayısıyla-bağlantımızı kesemeyiz.Bu koşullarda, çevreden sistemden kopamıyoruz:
a) Türkiye ihracatının yüzde ellisi AB’ye yapılıyor. Bütün iş dünyasının çevreye duyarlı üretim konusu düşünülüyor . İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı YEŞİL MUTABAKATA uyulmazsa gelecek olan vergi ile her yıl Avrupa Birliğine ihracatta İKİ MİLYAR AVRO vergi ödeneceğini hatırlatıp, tüm işletmelere yeşil üretim için gerekli adımlarını atmalarını öneriyor.”https://www.itohaber.com/haber/guncel/217638/ticaret_bakanligi_yesil_mutabakat_eylem_plani_ni_yayimladi.html"
b) İŞ Dünyası Sürüdürülebilirlik ve Kalkınma Derneği 78 üyesi ile Koç’tan Sabancı’ya Türkiye’nin en büyük şirketlerini bir araya getiren bir dernek. Dernek Başkanı Ebru Dildar Edin, derneğin amacını ,iş dünyasında Birleşmiş Milletlerin insan haklarından çocuk işçiliğine, kadın erkek eşitliğinden çevreye kadar 17 maddeden oluşan Kalkınma amaçlarını anlatmak, bu konuda faaliyetler yapmak olarak açıklıyor. ”Şirketler sıfır karbon dışında 17 maddede yer alan sosyal dönüşümü sağlayacak bu kurallara da uymak zorunda. “ Avrupada hızlanan hızlı dönüşümün sadece ekonomik değil çevresel, sosyal değişim istediğini ekliyor.” http://www.skdturkiye.org"
c) Bütün ülkelerde yatırım yapan şirketlerin alacak garantisi, bırakınız yerel destekçilerini, uluslararası İHTİLAF mahkemeleridir.
BU KAÇINILMAZ DÜZENDE NASIL KENDİMİZİ KOLLAYALIM?
Yap-işlet-devret modeliyle mi? Bugünün ve gelecek kuşakların geçmedikleri köprü, kullanmadıkları hava alanı, girmedikleri hastane bedellerini yıllarca ödeme zorunluluğu neyin ifadesi? Doğayı, ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği rantiye ekonomisi ile; al-sat uygulamasıyla nasıl kollayacağız? Doğa kimin emaneti? Doğaya İHANET kime ihanet? Garabetler düzeninde olan dünyada bir ülkenin huzuru, EMEĞE saygı-DOĞA’YA saygı hayvan ve insan AVCILIĞI’yla mı BARIŞ’la mı mümkün?
1923-1938 GENÇ TC Cumhuriyetini sevsek de sevmesek de kopya çekelim ;veya Almanya, Hollanda ve Çin Halk Cumhuriyetine bakalım: Denk bütçe, kesin tasarruf, döviz rezervi ve ihracat hamlesi.
Falcı olmaya gerek yok.(Tarih, falcılara ümit bağlayan kimi yöneticileri yazıyor.)
TARIMSAL KİT’leri yok ettik resmî tarım kuruluşları :Ziraat işleri Genel müdürlüğü, Zirai mücadele ve Karantina Genel müdürlüğü, Gıda kontrol Genel müdürlüğü, Su ürünleri genel Müdürlüğü, Topraksu genel Müdürlüğü’nü yok ettik. IMF, Dünya Ticaret Örgütü ve AB ile tarımsal üretimi kısıtladık. Halbuki yerel üretim esastır tarımsal yapının düzeltilmesi için yerel üretim şarttır. Dış ülkelerdeki çiftçilerin üretimlerini desteklercesine gümrük indirimini , çözüm zannettik . VAHŞİ KAPİTALİZM deyip kurtulamayız . Bu ülkeyi gıda emperyalizmine mahkum etmeyelim .
Dünya dediğimiz gezegenin gidişatı nasıl bir sistem? Kesinlikle çevreye duyarlı bir vaziyette tavır alınması kaçınılmaz oluyorsa; biz de ülkemizin ulusal güvenliği ve ticari rahatlığı, siyasal bağımsızlığı için bütün çabalarımızdan egomuzu arındırarak başka ülkelerin durumlarına bakmamız gerekmektedir. İrdelemek ve sentezlemek yöntem olmalı.
Yerel üretim, yerel sermaye asıl YURTSEVERLİK bu.