HALUK ERGÜVEN YAZDI:DAHA İYİ ANLAŞILSIN DİYE BİR ÖYKÜ

-Kamunun Bankasına, teminat gösterdiği eşeğinin değerinin beş katı 1.500 borçlanıyor.

-Borcu ödemeyince devlet eşeği kamulaştırıyor. Yani 300 değerindeki eşeği 1.500 e almış oluyor.

-Devlet bu eşeği birisine, 200 den satıyor.

-Satın alan eşeğin yarısını, etkili kişilerin baskı ve tavsiyesi ile bir yabancıya 300'e satıyor.

-Devlet elinde bulundurduğu bir ineği, eşeği alan adama 50 ye kiralıyor.

-Eşek tarafından taşınacak yemin fiyatını da miktarını da eşeğin sahipleri belirliyor.

Bunu ineğin sahibi ödüyor.

-Devlet inekten alınan süt ve peyniri, yüksek fiyattan almayı garanti edip siparişleri veriyor.

-Devletin olan, ineğin sütü ve peyniri, fahiş fiyattan devlete satılıyor.

Özelleştirme yok diye övünebiliriz.

Kendi sütümüzü peynirimizi kendimiz yapıyor diye övünebiliriz.

Peynire süte yeni pazarlar bulmak için kavga çıkarabiliriz.

Eşeğin yarısını alan, kendi ülkesinden daha büyük bir alanı satın alabilir, biz de araziyi götürecek hali yok ya, arazi yerinde duruyor diyebiliriz.

Böyle bir şey olabilir mi? diyebiliriz.

Yeni soyguncuları, entellektüel olarak niteleyebiliriz.

Siz kapitalizmin akıl almaz bir süratle, nasıl değişip "geliştiğini" anlayıncaya kadar, kapitalizm yeni sömürü metotları geliştirir.

Eskimiş bilgilerle, ne kapitalizm anlaşılır, (anlaşılmadığı için de ) ne de onun yerine emekten yana bir ekonomi önerilebilir. Şaşkınlar çözüm üretemez. Ama emek üretimden gelen gücü ile hem çözümü üretecek, hem de yanlış hesapların hesabını soracak.