İHTİLAL BAKIŞLI ÇOCUK

Bizler humuslu, tınlı, çoraklı topraklarla yoğrulduk.
Ana sütü gibi hür, buğday başaklarından damlayan ter olduk.
Çekici, örsü, tırpanı sevdik.
Toprağımda ana kokar, namus kokar, kan kokar.
Biz alıştık azap pençesine, baskıların sesine.
Şuramda acemi bir kaygı
Zaman yarını tırmalıyor
Sen ağlama çocuk
Mavzerinin asabı bozuk
Senin memleketin Asya'da boncuk.
Tortulu karanlık Güneş'e muhalif
Fahişe bir el uzanır Yıldız'ın yanağına
Artık minnet etme celladın sisli penceresine
Zihinlerde yankı tutuklu bir ses
Öfkeler kuşatılmış şehrimin sokaklarında
Yarını aydınlık düşler kan pazarında.
Doğmadık bir çocuk yatar kalbimin ortasında.
Suskunluğa boyun eğmez arzular
hak, eşitlik, özgürlük
Yarını müjdeler yükselen sesler.
Sen ağlama çocuk.
Yıkıldıkça sarıldık, sarıldıkça vurulduk, vuruldukça dirildik.
Yorulmadık, çözülmedik, biz daha ölmedik.
Yarınlar baharında üşür, kadını kavgada barışır
Senin memleketin Güneşle sevişir.
Beyaz bir çiçek açsın tutuklu pencerene
Son Güneş tutulmasın senin üstüne.
Toprağım güle sancır, ihtilal bakışlı çocuk....

MEHMET GÜVEN- İZMİR...