İSMAİL DURNA:TEMEL ELEŞTİRİM

İSMAİL DURNA:TEMEL ELEŞTİRİM

Yıldırım Koç’un haber2021’de de yayınlanan makaleleri ve bunlardan oluşan Atatürk ve Sosyalizm başlıklı kitapçığı tekrar  tekrar okudum. Kitabın basit eleştirilerle geçiştirilemeyeceğini gördüm.

Öncelikle; Kemalist Devrim ve Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili görüşüm şu; Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet devrimleri emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı savaşan bütün mazlum milletlere örnek teşkil etmiştir. Kurtuluş Savaşı’na önderlik eden Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye tarihinin yetiştirdiği en büyük devrimci liderdir.

Tartışmayı Başlatan Makalem

Genel Başkan Sayın Mehmet Bedri Gültekin, Yıldırım Koç’un gönderdiği kitapçığı okumamızı ve görüşlerimizi bildirmemizi 20 Ocak Perşembe günü bildirdi. O gece kitapçığı okudum ve parti adına yayınlanmasının yanlış olacağını bildirdim. İlle de yayınlanacaksa kendi adına yayınlanmasını belirttim. 2 Şubata kadar olumlu-olumsuz bir cevap alamadım.

Bunun üzerine, kitapçığı isim vermeden eleştiren ve Haber2021’de yer alan ve tartışmayı başlatan bir makale yazdım.  2 Şubat 2022 tarihli  ve Kemalist Sosyalist Birliği başlıklı makalem şöyle;

 

BÖLGEMİZ SAVAŞ BULUTLARIYLA KAPLI

Amerikan emperyalizmi Rusya’ya karşı Ukrayna’yı kışkırtmaya devam ediyor.

Karadeniz ve Akdeniz’de habire yığınak yapıyor.

Gerilim sadece Ukrayna ile sınırlı değil.

Rusya gibi Türkiye de ABD’nin çok yönlü tehditleriyle karşı karşıya.

Ülkemiz Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve adalardan, Suriye ve Irak’ın kuzeyinden  kuşatılıyor.

Bölgemiz adeta savaş bulutlarıyla kaplı.

Yaşanan güncel gelişmeler tıpkı Birinci Dünya Savaşı’yla başlayan süreci andırıyor.

Çanakkale Direnişi, Ekim Devrimi ve Türk Kurtuluş Savaşı’yla kurulan denklemi gözlerimizin önüne getiriyor.

 

BATI ASYA BİRLİĞİ

Çanakkale direnişiyle çarlığın imdadına yetişmek isteyen emperyalistlerin önünü kestik. Gidecek yardımları engelledik. Türkiye’yi paylaşmak için savaşa giren çarlığın yıkılmasında ve yerini Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen sosyalist Rusya’nın almasında tarihi rol oynadık. Doğumuzda kuvvetli bir cephe gerisi oluşturduk.

Yine Rusya ile aynı kaderi paylaşıyoruz. 

Yine benzer görevlerle karşı karşıyayız.

Bugün bu tarihî gerçekleri görmezden gelenler ve Komintern’i (Dünya Devrim Partisi) eleştirenler  bilerek veya bilmeyerek emperyalizmin değirmenine su taşıyorlar. ABD’yi hizaya getirecek olan, Rusya’nın da içinde olduğu stratejiye zarar veriyorlar. Benzer tavırları Ukrayna konusunda Rusya’yı hedef tahtasına oturtan Yeni Şafak yazarları da gösteriyor. Rusya, Çin, İran, Irak ve Suriye ile gerilim yaratan her davranış, Atlantik Cephesi’ne hizmet eder.

Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi yeni  ittifakların kurulmasına ihtiyaç var.

Türkiye; yükselen Asya uygarlığının bir parçasıdır. Aynı tarihi, aynı coğrafyayı, aynı kültürü, aynı kaderi paylaştığımız diğer Batı Asya ülkeleri ile ekonomik, siyasi ve askeri alanlarda işbirliği yapılacak ve böylece Batı Asya Birliği, adım adım hayata geçirilecektir. (1)

 

KEMALİST – SOSYALİST BİRLİĞİ

TKP’ye gelince; hem Mustafa Suphi, hem de Şefik Hüsnü’nün liderliğini yaptığı örgütler, emperyalizme karşı Mustafa Kemal’in önderliğinde sürdürülen Kurtuluş Savaşı’nı bütün güçleriyle desteklemişlerdir.(2) Daha da önemlisi Sovyet Rusya’nın Kurtuluş Savaşı’nı her yönden desteklemelerinde rol oynamışlardır.

Sovyet arşivlerinde bulunan üç belge, Şefik Hüsnü ve Reşat Fuat Baraner’in 1937 ve 1938’deki Atatürk’ün ölümünün hemen öncesi ve sonrasında yazı, rapor ve mektuplarından oluşmaktadır. Bu üç belge TKP’nin Kemalist Devrim konusunda yıllar içinde olgunlaşmış ve süzülmüş değerlendirmelerini içermektedir. (3)

Belgeler incelendiğinde 1920’lerin ve 1930’ların TKP’nin Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet devrimlerini desteklediği görülecektir. Tersini iddia etmek gerçeklerle bağdaşmıyor. Bu fikirlerde ısrar etmek, gerçekleştirmek zorunda olduğumuz Kemalist- Sosyalist stratejik birliğine de zarar verecektir.

TKP üyesi Nazım Hikmet’in Kuvayi Milliye destanı başta olmak üzere Kemalist Devrim’le ilgili şiirleri, yazı ve radyo konuşmaları bugün de Türkiye sosyalistlerine ve milli güçlerine esin kaynağı oluşturuyor ve yol gösteriyor.

 

Karar: 10’a 1

6 Şubatta yaptığımız toplantıda ilgili makalemi iki arkadaş eleştirdi. Eleştirileri Genel başkan haklı buldu. Geri kalan arkadaşlar hem Yıldırım Koç’un kitabını hem de benim makalemi okumadıklarını belirttiler. Ayrıca genel başkan 21 Ocak’ta e-posta adresine gönderdiğim cevabı göremediğini ve hatalı olduğunu belirti. Bununla birlikte Başkanlık Kurulu üyelerinin Yıldırım Koç’un kitabını okumalarını ve gelen cevaba göre kitapçığın yayınlanıp yayınlanmayacağına karar verileceğini söyledi.

Genel Başkan 9 Şubat Çarşamba günü "Atatürk ve Sosyalizm" kitapçığına yazdığı önsöze eleştirilerimizin de eklenerek kitabın yayınlanacağını bildirdi. Sorum üzerine kararın 10’a 1 alındığını söyledi.

 

                                                           TEMEL ELEŞTİRİM        

Bu gelişmeler üzerine Yıldırım Koç’un haber2021’de de yayınlanan makaleleri ve bunlardan oluşan Atatürk ve Sosyalizm başlıklı kitapçığı tekrar okudum. Kitabın basit eleştirilerle geçiştirilemeyeceğini gördüm.

 

Mevzilere Ateş Açılıyor

Mevziler savaşın cereyan ettiği alanlarda oluşturulur.  Oysa; kitapçık bugün gerçekleştirmek zorunda olduğumuz mevzilere ateş açmaktadır.

Açıklayayım: Kitap 1920’li ve 1930’lu yıllardaki TKP’ni, Komintern’i ve Sovyetleri,  Kurtuluş Savaşımız’a ve Cumhuriyet Devrimleri’ne düşmanmış gibi gösteriyor. Oysa; hem o yılların TKP’si, hem Komintern ve hem de Sovyetler Birliği  tüm hatalarına karşın esas olarak Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet devrimlerini desteklemişlerdir.

Bu nedenle kitap, bugün gerçekleştirmek zorunda olduğumuz hem Türk – Rus işbirliğini, hem de  Kemalist – Sosyalist birliğini baltalamaktadır. Oysa; geçmişte yapılan işbirliği ön plana çıkarılmalıydı.

 

Sıradan Konu Değil

Parti programı ile çelişen böyle bir kitabın parti adına bastırılması ve dağıtılması sıradan bir konu olarak değerlendirilemez. 

Kitabın basılıp dağıtılması bütün çevrelerde partinin sosyalist  bir parti olmadığı algısını oluşturacaktır.

Yapılan her eylemin bir hedefi vardır. Bu kitabın hedefi de hem  parti üyelerini kendi ideolojisi doğrultusunda şekillendirecek hem de parti programına sıcak bakmayan ve parti etrafında dolaşan bir kısım ulusal şahsiyetleri parti saflarına katacaktır. Bir cephe içinde anlamlı olabilecek bu güçler ister istemez parti bünyesine taşınacaktır.

 

VP’nin Kötü Bir Kopyası

VP’nde 2006 yılına gelinirken benzer yol izlendi. Önce ulusal şahsiyetler partiye dahil edildi. Daha sonra da bunlara uygun program oluşturuldu. Cephe parti içinde kuruldu. Benzer bir hata da SCP’nde yapılıyor. SCP mevcut konumuyla zaten VP’nin kötü bir kopyası durumunda.

 

Sosyalistler Dışlanacak

Kitap, SCP’nin programını ve ideolojik hattını doğrudan hedef almaktadır.

Bu kitabın basılıp dağıtılması ideolojik hattımızda tahribatlara yol açacak, dışımızdaki sosyalistlerin  partiye katılımını önleyeceği gibi parti içindeki sosyalistleri de ruhen ve kalben partiden uzaklaştıracaktır. Nitekim; daha kitap basılmadan bile dışlamalar başlamıştır. Yıldırım Hoca’yı eleştirdiğim makale nedeniyle bir kısım arkadaşlar derhal saldırıya geçtiler.

 

Kendin Olmak

Biz sosyalistiz. Başka kalıplara giremeyiz. Pratiğimizle programımız birbiriyle örtüşmeli. Devrimci yaşam tarzını benimsemeliyiz. Yaptığımız işi severek, isteyerek ve coşkuyla yapmalıyız. Dostluğu, yoldaşlığı bu temelde geliştirmeliyiz. Aksi halde kendimiz olamayız ve yabancılaşırız. Yaşadığım ilde ta başından beri bir sıkıntı vardı. Bir ara eleştirdiğim halde bir kısım eski arkadaşlar hep uzak durdular. Benimle buluşmadılar ve sohbet etme ihtiycı dahi göstermediler. Tesadüf olarak karşılaşmalarımızda da zoraki gülücükler dağıttılar. Durumu Genel Başkan’a da ilettim fakat sorun çözülmedi.

 

Genel Başkan Emrivaki Yapamaz

Zorla getirilip partinin başına oturtulmuş gibi bir hali var. Olaylara müdahale etmede yetersiz. Uzlaşmacı tavırlar sergiliyor. İşçi Partisi’nde de öyleydi. O zaman da kendisine ilettiğim sorunlara gerekli müdahaleleri yapamamıştı. Bir diğer hatası da paralı üyelere daha çok önem veriyor.

Genel Başkan dahil, sosyalist bir partide hiç kimse emrivaki yapamaz. Böyle bir ideolojik kitabın yazılmasının Yıldırım Koç’ a teklif edilip edilmemesi öncelikle Başkanlık Kurulunda görüşülmeliydi.

 

Sınıfsal Yaklaşım

Her hareketin dayandığı bir sınıf vardır. Olaylara hangi felsefeyle yaklaşacağız? İdealist felsefe mi bilimsel sosyalist felsefe mi? Biz sosyalistler olayları tarihi diyalektik materyalist bakış açısıyla tahlil ediyoruz. Yıldırım Hoca’nın bakış açısı idealist. Kurtuluş Savaşı sürecinde işçi sınıfı yok denecek kadar azdı. Belirgin olarak feodalizmin hakim olduğu bir köylü sınıfı vardı. Bir de İstanbul merkezli esas olarak emperyalizme bağlı komprador burjuvazi vardı. Bu iki sınıfın dışında ise yeni yeni palazlanmakta ve gelişmekte olan milli burjuvazi vardı. İşte Kurtuluş Savaşımız bu sınıfın önderliğinde gerçekleşti. Bunu söylemenin yadırganacak bir tarafı yok.

Günümüze gelince; İşçi sınıfı hareketinin burjuva sınıflarına karşı yaklaşımı ne olacak? Bu konuda SCP’nde bir netlik yok.

 

Son Söz

Yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı parti üyeliği dahil bütün görevlerimden affınızı talep ediyorum. Bundan böyle sosyalistlerin merkezinde olduğu milli cephenin oluşturulması için elimden gelen çabayı göstereceğim. Dostlukla kalın.

İSMAİL DURNA

 

 

DİPNOTLAR

(1)Mehmet Bedri Gültekin, haber2021, 30.01.2021

(2)Kutsal İsyan, Hasan İzzettin Dinamo

(3)Bilim ve Ütopya dergisi- Kasım 2016