YILDIRIM KOÇ’UN ATATÜRK VE SOSYALİZM KİTABININ ELEŞTİRİSİ

İDEALİST BAKIŞ AÇISI

Yıldırım Koç’un, Atatürk ve Sosyalizm başlıklı kitabını okudum. Kitap, Kemalist Devrim’i ve TKP’ni o günün koşullarında değerlendirmeyen idealist bir bakış açısına sahip. Olaylara tarihi diyalektik materyalist felsefe yerine idealist  felsefeyle yaklaşıyor.

Yapılan her eylemin bir hedefi vardır. Yıldurım Koç, bu kitabında sosyalist düşmanlığı yapıyor.

Adeta işi gücü bırakıp  1920’li ve 1930’lu yılların Türk sosyalistlerini karalamaya koyulmuş.

Komintern’e düşmanca yaklaşıyor.

Lenin ve Stalin’in Sovyetler Birliği’ni yayılmacı olarak görüyor (1)

 

KOÇ, DEVRİMCİ MEVZİLERE SALDIRIYOR

Koç, hızlı Atatürk’çü geçiniyor ama gerçekte sözde Atatürk’çü.

Gerçekten  Atatrkçü olsaydı Sosyalist- Kemalist düşmanlığına değil birlikteliğine vurgu yapardı.

Koç, sürekli devrimci mevzilere saldırıyor. Oysa; devrimci mevziler savaşın sürdüğü alanlarda oluşturulur.

Afganistan’la ilgili değerlendirmeleri tam bir rezalet. Olaya bütünüyle ABD penceresinden yaklaşıyor.(2)

Gerçek Atatürkçü olsaydı, Afganistan’da ABD politikalarını savunmazdı. Biden cephesiyle yan yana gelmezdi.

 

KÖKSÜZ HAREKET OLMAZ

Devrimci bir hareket köksüz olmaz.

Koç ne yapıyor? MDD’cilerin dayandığı devrimci köklere saldırıyor. Her hareketin dayandığı kökleri vardır. Aksi halde tutunamaz ve dağılır. MDD’lerin dayandığı kökler 1920’lerin ve 1930’ların TKP’ne dayanıyor. Köklerimiz Şefik Hüsnü’lere, Nazım Hikmet’lere, Hikmet Kıvılcımlı’lara, Reşat Fuat Baraner’lere, Mihri Belli’lere, Deniz’lere ve Mahir’lere dayanıyor. Olumlu ve olumsuz yanlarıyla MDD hareketinin bu önderlerine sahip çıkıyoruz.

Sosyalist olduğunu iddia edenlerin, böyle bir kitaba sahip çıkması ise düşündürücüdür.

 

KEMALİST-SOSYALİST BİRLİĞİ

Bu fikirlerde ısrar etmek, gerçekleştirmek zorunda olduğumuz Kemalist- Sosyalist stratejik birliğine de zarar verecektir. Çünkü; bu kitap, kemalistlerle sosyalistlerin birliğine değil, ayrıştırmaya hizmet ediyor. Şöyle ki;

Yıldırım Koç; daha kitabının başında TKP’nin 1920’lerden itibaren Mustafa Kemal Paşa’yı bir düşman olarak ilan ettiğini yazıyor. (3)

Koç, daha da ileri gidiyor.1920’li ve 1930’lu yıllarda Türk komünistlerinin Rusya’dan para aldığını ve Türkiye’nin çıkarlarını değil de Rusya’nın çıkarlarını savunduğunu yazıyor. (4)

Kim bu bahsi geçen Türk komünistleri? Koç, isim vermediğine göre biz söyleyelim: En başta Mustafa Suphi ve Şefik Hüsnü. Dünyaca ünlü büyük şair Nazım Hikmet. 1960’lardan sonra  Vatan Partisi’ni kuran Hikmet Kıvılcımlı, Reşat Fuat Baraner.

Koç çekinmese bu devrimci önderleri 5. Kol olmakla suçlayacak ama cesareti yok. İftiranın bu kadarına da pes doğrusu. 1920’li ve 1930’lu yılların Türk sosyalistleri, bütün hatalarına karşın, emperyalizme karşı Mustafa Kemal’in önderliğinde sürdürülen Kurtuluş Savaşı’nı desteklemişlerdir.(5)

Daha da önemlisi Sovyet Rusya’nın Kurtuluş Savaşı’nı desteklemelerinde büyük rol üstlenmişlerdir. Düşman olarak görselerdi, Rusya’dan aldıkları 10 bin altını getirip kendi elleriyle Kazım Karabekir’e teslim ederler miydi? (6)

Sovyet arşivlerinde bulunan Kasım 1938 tarihli üç belge, Şefik Hüsnü ve Reşat Fuat Baraner’in 1937 ve 1938’deki Atatürk’ün ölümünün hemen öncesi ve sonrasında yazı, rapor ve mektuplarından oluşmaktadır. Bu üç belge TKP’nin 1920- 38 arasında, Kemalist Devrim konusunda yıllar içinde olgunlaşmış ve süzülmüş değerlendirmelerini içermektedir. (7)

Belgelere karşın inatla tersini iddia etmek gerçeklerle bağdaşmıyor.

 

DESTEKLER KARŞILIKSIZ

Koç, devrimci hareketlerle sosyalist Rusya arasındaki ilişkiyi, emperyalistlerle uşakları arasındaki sömürüye dayalı ilişkiyle karıştırıyor. O yıllarda, Rusya dünyanın tek sosyalist devletiydi. En büyük desteği Kemalist’lere karşılıksız yaptılar. Verilen paralar faizsiz olduğu gibi geri ödeme koşullarını da Kemalist önderliğin inisiyatifine bıraktılar. (8)

Sosyalist Rusya salt Kemalist’leri desteklemekle yetinmemişler, emperyalizme karşı bütün dünyanın kurtuluş savaşlarını ve komünist hareketlerini karşılıksız olarak desteklemişlerdir.  

Koç’un övünerek sahip çıktığ Kruşçev revizyonistlerinin iktidarına kadar bu böyle devam ediyor. Bu konuda Koç’un yazdıklarının gerçeklerle hiçbir ilgisi yok.(9)

 

DEVRİMLERİ KÜÇÜMSEMEK LİBERALİZM

Koç, günümüz sosyalist devletlerini Kemalist Devrim’le kıyaslayarak küçümsüyor. (10)

Oysa; bütün devrimlerin kendilerine özgü koşulları var. Bütün devrimler birbirlerinin deneyimlerinden yararlanmışlardır. Örneğin; kemalistler 6 okun üçünü Fransız Devrimi’nden üçünü de Rus Devrimi’nden almışlardır.

Koç; devrim yapan ve sosyalizmi uygulayan ülkeleri küçümsüyor.

Rus ve Çin Devrimi’ni başarısız buluyor.

Küba’yı ağzına almaya cesaret edemiyor.

Kuzey Kore’den ise tiksinerek bahsediyor.

Koç’a sormak lazım;

“Madem Türkiye 1923-1945 arası sosyalizmi uyguladı, neden hala ortaçağın karanlığından bir türlü kurtulamadık?

Nasıl oldu da Rusya ve Çin feodalizmi tasfiye etmeyi başardı da biz hala başaramadık?” Üstelik Çin; devrim içinde devrim yaparak dünyanın bir numaralı ülkesi haline geldi. Çünkü; o küçümsediğin ülkelerde bütün devrimlere Komünist partileri önderlik etmişlerdir.

Kaldı ki; devrimleri birbiriyle kıyaslamak hatalı bir bakış açısıdır. Sosyalist ülkeleri küçümsemek ve üstünlük taslamak liberal bir tavırdır ve Kemalizm’e yakışmaz.

DEVAM EDECEK

DİPNOTLAR

  1. “Sovyet Rusya ilk baştan itibaren Türkiye’yi dost tutmak istedi. Sovyet Rusya’nın ‘Dost Tutma’ çabaları anlaşılmadan, Mustafa Kemal Paşa’nın Türkiye’de Sovyet Rusya ile işbirliği içinde çalışanlara karşı tavrını yorumlayabilmek mümkün değildir.” Haber2021, 22 Mayıs 2022 tarihli ‘Dost tutmak” başlıklı makalesi.

    “O yıllarda enternasyonalizm ise Türkiye’nin bağımsızlığını ortadan kaldıracak, Türkiye’nin çıkarlarını Sovyetler Birliğinin dış politikalarına bağımlı kılacak bir anlayıştı.” Atatürk ve Sosyalizm, Y. Koç, S:33

 

  1. Haber2021’de yayınlanan Afganistan yazısı.
  2. “TKP 1920’lerden itibaren yaptığın açıklamaların bazılarında Mustafa Kemal Paşa bir düşman olarak ilan edildi.” Atatürk ve Sosyalizm, Y. Koç, S:7
  3. “1920’li ve 1930’lu yıllardaki Türk komünistleri Sovyetler Birliği’n den emir ve para alıyorlar, Sovyetler Birliğinin çıkarlarını Türkiye’nin çıkarlarından daha büyük öncelik tanıyorlardı.”Atatürk ve Sosyalizm, Y. Koç, S:22
  4. Mehmet Perinçek’in Komintern arşivlerinden bulduğu belge. Teori Dergisi, S:362
  5. Kutsal isyan, Hasan İzzettin Dinoma
  6. Mehmet Perinçek’in Komintern arşivlerinden bulduğu belge. Teori Derisi, S:362
  7. Tevfik Rüştü Aras, Teori dergisi Mart 2020, s:6
  8. )“Mustafa Kemal Paşa’nın ‘devlet Sosyalizmi’ anlayışı Sovyetler Birliğinin 1960’lı yıllarda azgelişmiş ülkeler için önerdiği ‘Kapitalist olmayan Yol’ anlayışının öncülüdür. Atatürk ve Sosyalizm, Yıldırım Koç, S:17

(10)“Atatürk’ün attığı adımlar günümüzde kendisini sosyalist olarak nitelendiren devletlerdeki uygulamalardan daha da ilerdedir.” Atatürk ve Sosyalizm, Y. Oç, S:11

DEVAM EDECEK