ZEYNEL COŞAR : SARIKAMIŞ HAREKATI VE BİLMEMİZ GEREKEN GERÇEKLER 9

 …… YÜZ  YILDIR “SARIKAMIŞ’TA 90 BİN ASKER, BİR MERMİ ATMADAN ALLAHUEKBER DAĞLARINDA ŞEHİT OLDU” SÖYLENCESİ DOĞRU MU? …..HALBU Kİ DOKUZ TÜMENLİ TÜRK ORDUSU'NUN SADECE  İKİ TÜMENİ ALLAHUEKBER DAĞI'NDAN GEÇTİ……….
Allahuekber dağları ve orada ”90 bin askerin bir tek kurşun atmadan şehit düştüğü” söylencesini halkımız konuşsa, destanlar yazsa çok normal karşılarız. Ama  okumuş etmiş profesör olmuş birçok kişinin de dillerinde pelesenk olması, akıl alır gibi değil. "Enver Paşa 90 bin askeri şehit  etti" iddiaları öyle bir hal almıştır ki bir efsaneye dönüşmüştür. Bu iddianın karşısında “ Hayır öyle anlatıldığı gibi değil” dediğin an, seni dövmeye kalkarlar. Nazım Hikmet’in şiirlerindeki gerçek dışı 90 bin şehit dizeleri, Ruhi Su’nun türkülerinde bir güzel söylenmiş, yöresel ağıtlara manilerle  devam ederek milyonlarca insanımızın hafızasında yer ermiştir. Elbette ki Allahuekber dağlarında, Sarıkamış’ta büyük acılar yaşanmıştır, ağır kayıplar verilmiştir. Acılarımızın, şehitlerimizin destanlara dökülmesi son derece doğaldır. Türk askeri Sarıkamış Harekatı sırasında dünya askeri tarihinde eşi ve benzeri görülmemiş büyük bir fedakarlıkla önce karakışı, yani doğa ile savaşarak onu yenip Sarıkamış önüne gelmiştir. Sonra ikinci düşman olan Rus ordusuyla savaşında, insanüstü kahramanlıkları yaratmıştır. Şehitlerimizin ve gazilerimizin kahramanlıklarının üstü hep örtülmüş, yok sayılmıştır. O büyük kahramanlıklar hep “Enver Paşa, Allahuekber dağlarında bir tek mermi atmadan 90 bin askeri şehit etmiştir” diyen, gerçekdışı anlatım bombardımanın altında gizlenmeye çalışılmıştır.
Şimdi gelelim gerçeklere; Anlatıldığı gibi Allhuekber dağında 90 bin asker şehit oldu mu? Hayır Allahuekber dağında 90 bin askerimiz, donarak şehit olmadı.............. 
Bir kere Türk Ordusu Sarıkamış Savaşı’na 76 bin kadar muharip askerle katıldı. Allahuekber dağını geçen 10. Kolordu sadece yıpranmış ve eksilmiş olarak iki tümenle geçti. Sayısal durumuna  bakarsak, durum daha da iyi anlaşılır. 22 Aralık 1914 günü Sarıkamış Harekatı başladığında verilen kayıtlara göre 10. Kolordu'nun yaklaşık 28.000 muharip askeri vardır. 22, 23, 24 Aralık günleri Oltu vadilerine doğru yürüyen 10. Kolordu birliklerimiz, General İstomin komutasındaki Oltu Gurubu denen 15.000 kişilik  Rus kuvvetleri ile üç gün amansız savaşlar yapmıştır. Hafız Hakkı gibi enerjik ve cesur bir komutanın önderliğinde 10. Kolordu önce Narman ve diğer yerleri alarak ikinci günde Rus birliklerini gerilere püskürterek Oltu’yu işgal etti. 10. Kolordu birlikleri 22 Aralık günü Narman ve Kaleboğazı taraflarında yapılan muharebelerde en az 100 şehit ve yaralı verdi. 23 Aralıkta Oltu derelerinde önemli sayıda ki Rus kuvvetiyle çatışmalar devam eder. 10. Kolordu'muzun kararlı taarruzları karşısında ki Rus birlikleri sürekli Oltu hattına çekilmek zorunda kalırlar. Büyük bir talihsizlik sonucu Oltu'ya doğru ilerleyen 32. Tümen arkada gelen 31.Tümen'i düşman askeri sanarak tümenin öncü birlikleri üzerlerine ateş açar. Durum anlaşılıncaya kadar 31. Tümen ciddi kayıplar verir. Genelkurmay bu talihsiz çatışmada 44 şehit ve yaralı verildiğini yazar. Rus kaynakları 1000 kişi, Şerif Köprülü ise güya oradaki tanıklara dayanarak, 2000 kişinin şehit ve yaralı olduğunu söyler. 23 Aralık günü yaşanan çeşitli çatışmalarda ise toplam 200 kişilik bir kayıp kabul edelim. 24 Aralık günü şiddetli muharebelerde Oltu alınır. Düşman şiddetli çatışmalarla Tuzlalar-Penek bölgesine sürülür. Buralarda yine şiddetli çatışmalar olur. 25 Aralık günü 10. Kolordu Kurmay Başkanı Nasuhi Bey üzerindeki Sarıkamış Kuşatma planlarıyla Ruslara esir düşer, birçok arkadaşı şehit olur. Bu iki günde 10. Kolordu'nun yaklaşık 300 şehit ve belki de bir o kadar yaralı verdiği, ayrıca şiddetli kış koşullarında cephenin her bölgesinde görülen donma, firar ve döküntülerin toplamını en az 500 olarak kabul edersek 22 Aralık gününden, 26 Aralık akşamına kadar Oltu bölgesindeki çatışmalarda, 10. Kolordu yaklaşık olarak 1300-1500 kişilik bir muharip askerini ölü ya da yaralı olarak savaş dışı kaldığını tahmin edebiliriz. Ayrıca ele geçirilen bölgelerdeki düşmanın arkadan yeniden saldırması halinde onları durdurup, Oltu’yu savunacak bir alay asker bırakılmıştır. Bir tümen yedi bin kişi civarında olduğuna göre, üç alayın birisi 1500-2000 kişidir. Ayrıca Türk Ordusu güçleri  bir askeri operasyonda kuzeyde yapmaktaydı. Batum ve Hopa’dan başlayıp başarıyla ilerleyen Artvin ve Ardahan’ı da işgal eden Teşkilatı Mahsusa‘ya ait Dr. Bahattin Şakir ve Rıza Bey müfrezeleri harekatı vardır. İşte bu atlı birlikler ve Özel Kuvvetlerden oluşan kahramanlarla  kontak kurarak Oltu-Ardahan hattında onlara destek olması için 10. Kolordu emrinde ki Fethi Bey Müfrezeleri bölgede  bırakılmıştır. Geriye kalan 30. ve 31. Tümenlere, Oltu tarafındaki Ersenek’te toplanıp Allahuekber dağlarını aşıp Sarıkamış’ın üstündeki Beyköy ve Başköy’e gitme görevi verilmişti. Bu açıklamalara göre, Oltu- Kosor hattında yaklaşık 3000 kişi bırakılmıştır.
Böylece geçişlerin başlayacağı 26-27 Aralık 1914 gününe kadar, 10. Kolordu’nun kayıpları ve arkada bırakılan artçılarının toplamı, yaklaşık 4000-4500 kişi eder. 26 Aralık günü Allahuekber dağlarını aşmak için, 30. ve 31. Tümenler Kosor tarafından Ersenek bölgesine getirilir.  Ayrıca 10. Kolordu'nun 32. Tümen'i de Oltu vadilerinde geriye Bardız'a gönderilir. 32. Tümen’in asker sayısı 6000-7000 olarak verilmektedir. 10. Kolordu'nun Allahuekber Dağları'na yürüyüşten önceki sayısının 18.000 kişi olduğu anlaşılmaktadır. Sonuçta 10. Kolordu Allahuekber dağlarını 90 bin kişiyle değil, 18 bin askerle  geçmiştir. Üstelik bu geçiş bir tek gecede olmamıştır. İlk gece çıkan acımasız fırtınadan sonra, yine sürekli geçişler olmuştur. İlk gün sabaha karşı fırtına çıkınca arkadaki alaylara haber verilerek geçişleri durdurulmuştur. Fırtına dindikten havalar sakinleştikten sonra ki günlerde sürekli geçişler olmuştur. Savaş boyunca Oltu-Sarıkamış arasında geçişler bir çok kez sorunsuz yapılmıştır. 10. Kolordu tüm ağır topları dahil  silah ve mühimmatlarını, asker takviyelerini, yaralılarını hep Allahuekber dağındaki geçişlerden sağlamıştır.             (ZEYNEL COŞAR- Gerçeklerin Işığında –SARIKAMIŞ HAREKATI. Say.289-290)
                                                                                         Zeynel Coşar